Editör'ün Seçtikleri Köşe Yazıları Manşet Tokattan

STK Başkanı Bilim Adamı…

Önce bir not!

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazı Tokat dışındaki bir STK’nın başkanı olan bir “bilim adamı” ( kendisi böyle diyor)   için kaleme alınmıştır.

Niçin yazıldı derseniz, ben yarım asrı geçen ömrümde,  içinde tek bir hakaret cümlesi olmadığı halde, iletişim halinde olduğu grup üyelerine “bana hakaret etti” yalanının arkasına sığınarak zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışan bir bilim adamını ilk kez tanıdım da ondan.

Öyle bir bilim adamı ki, üstelik içinde hakaret cümlesi (!)  olduğunu ifade ettiği yazışmalarımı kendi grup üyeleriyle paylaşmıyor ve beni mahkemeye de vermiyor.

Yazımız konusu olan “bilim adamı” dışında bu yazıdan kendilerine pay çıkaran, alınganlık gösteren başkaları da olursa doğrusu elimden bir şey gelmez.

Konumuza gelirsek…

***

En iyi bilim insanının bilmesi gerekir! Teorisiz pratik olmaz.

“Ben bilim adamıyım” diye ahkâm kesmekle hiç olmaz.

İster tarım, ister turizm, isterse sanayi olsun; tüm kalkınma alanları önce teori ister.

Teori ise kapsamlı çalışma, araştırma ister. Veriler elde etmeyi ve verilerin analizlerini gerektirir falan filan.

Hele Turizm; ilaveten sürdürülebilirlik, bilgi paylaşımı ve işbirliği ister.

Kısacası prostat tedavisine benzemez!

Bu alandaki çalışmalar dar kapsamlı, günlük tepkilerle değil, günlük tepkileri kontrol altında tutan hedef ve eğilimlerle yani planlama ile yürütülür.

Bunları yok sayarsanız, bilim adamı vasfını kaybeder, yüksek makamlarla yakın olmanın cazibesine göre hareket eden bir STK’nın başkanı olur çıkarsınız ki, bunlardan etrafımızda yeterince var. Ve biz de onlara “sivil toplum” değil, “siyasallaşmış toplum” diyoruz.

Hem Tokat’ın dışında faaliyet gösteriyorsunuz, hem tıpkı Tokat’ı yönetme iddiasında olan bazılarının yaptığı gibi “Tokat merkezden ibarettir” anlayışına benzer bir anlayışla “Tokat Zile’den ibarettir” zannediyorsunuz, sonra da  “…tüm dernek, federasyon ve konfederasyonlarla Tokat’ın gelişimi için işbirliği içinde çalışacağız” gibi süslü sözler ediyorsunuz.

Ama yerelden size uzatılan ele, Tokat ve ilçelerindeki kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan çalışmalar ve edinilen deneyimlere dudak büküyor, çelik-çomak oynamakta ısrar ediyorsunuz.

Tokat merkez ve ilçelerinde bugüne kadar neler yapılmış diye hiç merak etmiyor,  neler yapıldığını anlatmak isteyenlere de “geçmişe takılmayınız” diyorsunuz.

İyi de “bilim adamı” olduğunuzu söylemiyor musunuz?

Bilim adamı,  geçmişten ders almanın Tokat yöresinin gelişim mücadelesi için zorunlu olduğunu, geçmişi bilmeden geleceği kuramayacağını bilmez mi?

Madem bilim adamısınız, Tokat turizmini geliştirmek amacındasınız, zahmet edip, Tokat ve ilçelerinin her alanda gelişimi için bugüne kadar ne tür çalışmalar yapıldığını ya da yapılmadığını ve nedenlerini hiç araştırdınız mı?

Bilim adamı olduğunuzu söylüyorsunuz ya.

Tokat için neler yapılması gerektiği ile ilgili tüm Tokat’ta gerçekleştirdiğiniz bir alan araştırmanız var mı? Tokat’ın gerçek ihtiyaçlarını belirleyebildiniz mi? Tokat yöresinde bu güne kadar veriye dayalı hangi çalışmayı kimlerle yaptınız?

Öyle, sanki ilk kez siz yapıyormuşsunuz gibi “şu etkinliği yaptık”, “şu geziyi düzenledik” demekle Tokat turizmine ivme kazandıramayacağınızı, Tokat turizmine ivme kazandırmak için bunların çok ötesinde bilim temelli, proje niteliği taşıyan çalışmaları, Tokat’taki tüm paydaşlarla birlikte, bir planlama ve eşgüdüm halinde yapılması gerektiğini bilmeniz gerekmiyor mu?

Eğer biliyorsanız, aklı kullanmayan, bilimi reddeden, gerçekçi ve sürdürülebilir olmayan ve Tokat’a yararı bulunmayan sözde etkinliklerle oyalanmayı bırakıp,  yıllardır “bunlar birer proje değildir. Artık zamanımızı çalmayın, kaynağı rasyonalite olan hayallerimizi yıkmayın” diye haykıranlara neden bozuluyorsunuz?

Siyasete takılmayınız” diyorsunuz da, yaşananlara da bakmayacak mıyız? Yok mu sayacağız? Kuldan bireye geçişimizi tamamlayarak ve meselenin siyasi sebeplerine, siyasal atmosfere, var olan iklime takılmayarak, ekonomik ve sosyal sebeplerine odaklanmayacak mıyız?

Bu şehirde yaşayan sorumlu ve bilinçli insanlar, Tokat valileri başta olmak üzere, bu şehirde belli bir zaman aralığında hizmet yapacak bürokratlardan ve amaçları temsil ettikleri STK’ları siyaset yapmak için basamak olarak kullananlardan medet ummaktan vaz geçmeleri gerektiğini çoktan anladılar.

Peki siz, bu kuyrukçu anlayışın, Tokat’ta tüm alanlarda kalkınmanın önünde bir set oluşturduğuna ve bu memleket insanının düşünce yapısına leke bulaştırdığına yönelik herhangi bir deneyimizin oldu mu?

Belki daha öncesi de vardır, yaklaşık 24 yıldır, siyaset ve kamu yönetimince türlü bahaneler üretilerek, Tokat’ın gelişimi sağlanamazken ve yakın coğrafyamızdaki şehirlerle aramızdaki gelişmişlik makası Tokat’ımızın aleyhine açılırken sizler neredeydiniz? Ses verdiniz de biz mi duyamadık?

İstisnaları da vardır ama kamu yönetimindeki çoğu görevlilerin, katılımcı yönetim anlayışını dışlayarak, Tokat’ın derdini, sorununu anlamadan, kendi bakış açıları ile şekillendirdikleri derme çatma çalışmaları uygulamaya alarak, kamu kaynaklarını harcayarak, bu memleketin canına okunmasına, çocuklarımızın geleceğinin heba edilmesine neden olurlarken sizler neredeydiniz?

Şimdi “geçmişe takılmayınız” diyorsunuz.

Bu memleketten öylesine uzaksınız ve tuzunuz öylesine kuru ki, Tokat’taki kamu yönetiminin,  sivil toplumu bireylerin kendi menfaatleri peşinde koştuğu kulli egoizim alanı olarak gördüklerinden, kendilerini her türlü eleştiriden muaf tuttuklarından bile habersizsiniz.

Yapılan yanlışlıkların sorgulanması kamu görevlilerine hatta siyasi otoriteye ağır geliyor. Kamu, söylemlerinin tersine, sivil toplumun kendi yeknesak düzenine uymasını bekliyor, kentsel gelişimi ve yaşantımızı derinden etkileyen hatalı uygulamalarda kendilerini eleştiriden muaf görüyorlar.

Öyle ki, kamu yönetimindeki ya da dışındaki kerameti kendinden menkul insanlara yapıcı eleştiri yönelttiğimizde, bu insanlardan bazılarının dedikodu kültürüyle ve sizler gibi gelişmelerden bihaber STK başkanlarına yaklaşarak, eksik kabiliyetlerine rağmen iktidarlarını sürdürmeye çalıştığından da habersizsiniz.

Elbette kimseden medet umacak değiliz. Ancak “bu şehre ayrılan kaynaklar kimsenin babasının parası değil, bizim paramızdır. Kimse bizim paramızla dost gönüllenmeye çalışmasın” demeye, sormaya, sorgulamaya ve şehrimizin gelişimini talep etmeye de hakkımız olduğunu kimse unutmasın. Sayın bilim adamı siz de unutmayınız!

Sel gidiyor kumu kalıyor. Biz selden de kumundan da bıktık usandık. Artık kalıcı olanlara bakıyoruz, geçicilere takılıp kalmıyoruz.

Bilim adamı için bunları anlamak çok mu zor?

Kamunun parasını, yani bizim paramızı kast ederek, bizlere “sizin paranız var mı, benim param var ben yaparım” diye seslenen ve kaynakları genellikle gerçek ihtiyaçlarımız için kullanmayan, şehrimizin gelişimini hafifseyen, bu şehir için yapılan planlamaları yok sayıp kendi popüler politika ve kararlarını uygulayan valileri, bu duruma ses çıkarmayan siyasi otoriteyi ve kamu görevlilerini haddimizi aşmadan uyarmayıp, eleştirmeyip, kendi hallerine mi bırakacağız?

Bilim adamının işi ”bizim siyasetle işimiz yok” diyerek, siyaset erbabına ya da yüksek makamlarda bulunanlara “sıkıntı vermeyeceğiz” mesajı vermek, göz kırpmak değildir.

Bilim adamının işi, Hacı Bektaşi Veli’nin de dediği gibi “lafa söze değil, öze ve hale bakmaktır.”

Bilim adamı, bir partiye bağlı olabilir, olmayabilir de. Ama geçmişe bağlı olmak, bütün hakikatleri yoklamak ve vatandaşlara doğruyu göstermek için geçmişin de bilinci, belleği olmak zorundadır.

Bilim adamı yüksek makamlara şirin gözükme çabası içine girmemelidir. “Bilim adamı için namus abesle iştigal değil, hakikate teslimiyettir.” Bilim adamı Mevlana’nın dediği gibi “günün adamı değil, hakikatin adamı” olmaya çalışmalıdır.

Bilim adamı bu anlayıştan hareketle, acı da verse, tepki de alsa, ilimizin yıllardır yaşadığı sorunları, yoksunlukları, ihmalleri, hataları ilmi verilerle ve tüm çıplaklığıyla ortaya koymalı ve bunlar üzerinden sürdürülebilir ve kalıcı çözüm önerileri getirmelidir.

Madem bir bilim adamısınız, bir STK’nın başkanısınız,  hemen yukarı paragraftaki çalışmaları bizzat Tokat’ta bulunarak yaptınız mı? Bunlar hakkında kuru hamasete değil, veriye dayalı birazcık olsun, bir fikriniz var mı?

Artık çağdaş yerel yönetim anlayışının çok aktörlü, çok katmanlı, çok aşamalı, katılımcı bir yönetişim modeli gerektirdiğini herkes biliyor. Bu bağlamda, bu şehrin kaderini, stratejik planlamanın aktörleri kabul edilen ve Tokat yöresinde yaşayan sakinler ve paydaşlarla tartışarak oluşturmak gerektiğini hiç akıl ettiniz mi? Ettiyseniz bu yönde bir girişiminiz oldu mu? Oldu ise Tokat’ta kim ya da kimlerle ve hangi kuruluşlarla temas edip bilgi alışverişinde bulundunuz?

En çok “bilim adamıyım” diyenlerin bilmesi gerekir; bilim adamı asaletine sığınarak, bilimin, düşüncenin, araştırmanın, sorup sorgulamanın ve yapıcı eleştirinin elini kolunu bağlamak “bilime” ve “bilim adamlığına ”ihanettir.

Biz dahil, hiç kimsenin, bir idare-i maslahat tutumu takınarak, işi gerektiği gibi değil de, günün şartlarına göre idare ederek günü kurtarmaya çalışmaya hakkı yoktur.

Sizin gibi bilim adamları da dâhil olmak üzere, tüm ilgili ya da ilgilenen taraflar iyice anlamalıdırlar ki, Tokat yöresinin turizm de dâhil tüm kalkınma alanlarında ilerleme kaydedebilmesinin yolunun kuru hamasetten değil, bilgiden, doğru veriye dayalı gerçekçi hedefleri cesurca belirlemekten ve bunları belli bir yönetim aklıyla, ilgili tüm taraflarla istişare ve işbirliği içinde ve planlama dahilinde uygulamaktan geçtiğini ve bu anlamda da özellikle turizmin gelişiminden sorumlu kamu görevlileri başta olmak üzere, tüm ilgili ve ilgilenen tarafların, turizm gelişimi için doğru konulara odaklanıp odaklanmadıkları konusunda kendilerini samimiyetle sorgulamaları gerekir.

Bu bağlamda, kamu yönetimi başta olmak üzere, her türlü ideolojiden bağımsız olarak, Tokat için samimiyetle bir şeyler yapmayı arzu eden herkes ya da her kesim, artık Tokat’ta gelişen yurttaşlık bilincini ve katılımcı demokrasiyi dikkate alması gerekmektedir. Çünkü bu bilinç kendi sorunlarına sahip çıkan, yüksek standartlar talep eden ama aynı zamanda bu standartların oluşumunda ve hayata geçirilmesinde aktif rol alabilen, bu yönde kendi içerisinden çözümler çıkaran ve bunun için yapılanmalar oluşturan yeni bir kimliği simgelemektedir.

Tokat için içtenlikle bir şeyler yapmak isteyenler, makam, statü ve servetleri ne olursa olsun, ego ve kibirlerinden arınmak suretiyle, bu kimliği anlamamaktaki ısrarlarından vaz geçip,  kuru hamaseti,  gel geç hevesler içinde boğulan derme çatma, plansız ve parçacı işlerle avunmayı bırakıp, önce,  Tokat’la ilgili, somut durumun somut tahlilini samimiyetle yapmalıdırlar.

Bunu yaparlarken de, bu şehir için sağduyunun kalesinin ve yerel kalkınmanın asıl unsurunun Tokat’ta (merkez ve ilçelerinde) yaşayan biz Tokatlılar olduğunu akıllarından asla çıkarmamalıdırlar.

İlgili Yazılar

Zile’de zabıta denetimi

Tokattan Haber

Beş soruda TL’deki değer kaybı

Tokattan Haber

Reşat Arığ’dan yuvaya dönüş

Tokattan Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir