Editör'ün Seçtikleri Köşe Yazıları Manşet

Belediyeler ve Bütçe Disiplini

1924-1965 yılları arasında kurulan hükümetlerle, 1996-1997 yılları arasındaki kısa süreli Refah Partisi hükümetini saymazsak, siyasal iktidarların bütçe disiplini konusunda becerili olduklarını söylemek ne yazık ki olası değildir.

Siyasal iktidarların bütçe disiplini de dâhil birçok konudaki başarısızlıkları Bektaşi sırrı olmaktan çıktı da, belediyelerin borç batağı içine düşmeleri hepimiz için yeni ve çok şaşırtıcı bir olgu.

Ne oldu da şahlanan (!) Türkiye’de belediyeler böylesine bir borç sarmalının içine düştü?

Tokat ölçeğinde ele alırsak, Tokat belediyelerinin mali yapılarının hiç iç açıcı olmadığı gün yüzüne çıktı.

Bu borçlu belediyelerin neredeyse tamamına yakını AKP’li belediyeler.

Bırakınız piyasaya olan borçlarını, çalışanlarının maaşlarını dahi ödeyemez durumdalar.

Düşünün!

Erbaa Belediyesi AKP’den MHP’ye geçen bir belediyedir. Bütçesinin 80 milyon, borcunun ise 111 milyon olduğu ifade ediliyor.

Zile Belediyesi AKP’den CHP’ye geçen bir belediyedir. Bütçesinin 37 milyon, borcunun 130 milyon olduğu söyleniyor.

Turhal Belediyesi’nin de 100 milyonun üstünde bir borcu olduğu söyleniyor.

Keza Niksar Belediyesi de aynı durumda ve çalışanlarının dahi maaşını ödeyemiyor.

Bazı belediyelerin başarılı ve pahalı hizmetler yaptıklarını, bu nedenle bütçe disiplini sağlayamadıklarını (ki bütçe disiplinini sağlamaları beklenir) söylemek mümkünse de bazı belediyelerin hatırı sayılır bir hizmet üretemedikleri halde aşırı derecede borçlanmış olmaları anlaşılır gibi değildir.

Örneğin Turhal Belediyesi bir önceki dönemde, neredeyse girmedik mahalle bırakmamış ve özellikle çok pahalı olan alt yapı yatırımlarına özel bir önem vermiş ve gerçekleştirdiği çok sayıdaki üst yapı projeleriyle önemli projeler gerçekleştirmiştir.

Buna karşın, çalışanlarının maaşlarını dahi ödeyemez duruma düşen Niksar Belediyesi’nin hangi başarılı hizmetleri gerçekleştirdiği bir muammadır.

Üstelik Niksar Belediyesi’nin bir önceki dönem belediye başkanı yine seçilmiştir. Sayın Başkan belediye çalışanlarının maaşlarını dahi ödeyemez durumdayken, seçmene 155 proje sözünü nasıl verdiği açıklamaya muhtaçtır? Bu projeleri gerçekleştirebilmesi için hangi öngörü ile hareket etmiştir?

Keza 37 milyon geliri olan ve üç dönem aynı başkan tarafından yönetilen Zile Belediyesi’nin 130 milyon borçlanmasını gerektirecek hangi icraata imza attığını anlamakta zorlanıyor insan.

Zile Belediyesi’ni AKP’den teslim alan, aynı zamanda bilinen bir iş adamı olan CHP Belediye Başkanı Şükrü Sargın, çalışanların maaşlarını cebinden ödemiştir.

Son yerel seçimlerle birlikte bazı AKP’li belediyelerin para harcama konusunda son derece umursamaz oldukları, belediye yönetimiyle ilgili olarak akla, yol ve yönteme uymadıkları ortaya çıkmıştır.

Peki, belediyelerin borçlarla ilgili dillendirdikleri gerekçeleri nelerdir?

Öne sürdükleri tek önemli gerekçe belediye paylarının kısıtlandığıdır.

Kuşkusuz, hükümetin içinde bulunduğu ancak şimdilerde yüksek sesle dillendirmediği ekonomik krizin bunda etkisi büyük.

Oluşan ekonomik krizle birlikte belediyelere aktarılan payların önemli oranda düştüğü ve bu nedenle de bir sıkıntı yaşadıkları biliniyor.

Ancak belediye borçlarının asıl sorumluları yine belediyelerin bizzat kendileridir. Zira belediyeye ayrılan payların düşmesi yeni bir gelişmedir. Oysa oluşan tüm belediye borçları bir önceki dönemle ilgilidir.

Demek ki belediyelerin borç sarmalına yakalanmalarının başka nedenleri var.

YARIN: TOKAT BELEDİYELERİN BORÇ SARMALINA YAKALANMALARININ NEDENLERİ

Related posts

OKA Yönetim Kurulu Amasya’da toplandı

Tokattan Haber

Mahmutpaşa Mahallesi yenileniyor

Tokattan Haber

Çamiçi içme suyu göleti su tutmaya başladı

Tokattan Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir