Manşet Spor Tokattan

TOKATSPOR KÜME DÜŞTÜ, DÖNEN DOLAPLAR AÇIĞA ÇIKTI

Tokatspor ’un küme düşmesiyle birlikte, kulüp içi ve dışında yaşanan tatsız olaylar bir bir açığa çıkmaya başladı.

Tokatspor ’da finansal ve yönetsel başarı yerine, iyi niyetle de olsa sportif başarıya odaklanılması bu sürece gelinmesinde etkili oldu.

Gazeteci Kemal Vanlı Tokatspor’un satılması ve satın alan şahsın talepleriyle ilgili kaleme aldığı yazının metnini aşağıda okurlarımıza sunuyoruz.

TOKATLI OLARAK TOSUNCUĞA KURBAN OLAYIM…

Tokat’ta yaşananları öğrenince şöyle dedim; Tosuncuğa kurban olayım…

Adı; Ufuk Akçekaya…
Daha düne kadar dershanelerde kimya öğretmenliği yapıyordu…
Memleketi; Elazığ…
Memleketi Elazığ ama… yine daha düne kadar belki yolunu dahi bilmediği Tokat’ın futbol kulübü Tokatspor’un sahibi…
Aynı Tokat’ta Beykent kolejinin de sahibi…
Bütün bunları; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine yakın olduğu algısı yaratıp… O algıya dayalı güven telkin ederek yaptı..

Bunların hepsi yaklaşık 1 yıl içinde oldu…
Bir gün ceketini aldı geldi, bir futbol kulübü ve bir okul sahibi oldu…

Satın mı aldı peki…?
Sözde satın aldı…

Ufuk Açekaya TED kolejinin sahibi Doktor Bilal Durmaz’dan TED Kolejinin binasını devraldı…
“Buraya başka okul açacağım” diyerek… Güven telkin ederek… Muhtemelen; Para vermeden… Kira sözleşmesi ile…
Ama nasıl bir gerekçe gösterdi, Bilal Durmaz’ı nasıl ikna ettiyse, resmiyette okulun adını değiştirmedi…
Buna rağmen resmiyette adı farklı olduğu halde… sahtekarlık anlamına da gelebilecek şekilde okula Beykent Koleji tabelası astı…
Astığı sahte Beykent Koleji tabelası daha sonra, Tokat Milli Eğitim müdürlüğünce indirildi…
Şu an okulun tabelası yok…

Ama yine de, 1 yıl içinde devraldığı TED Kolejindeki 200 kadar öğrenci velisinden, 2018-2019 eğitim öğretim yılında çocuklarını okutmak için 13 ila 20 bin lira arası kayıt parası topladı…
Yaklaşık 2 buçuk 3 milyon civarı parayı cebine indirdi… (eski para ile 3 trilyon)

Parayı cebine indirdi ama…; Şimdi o okuldaki öğretmenlerin maaşlarını ödemiyor…
Eksikleri gedikleri ile ilgilenmiyor…
Hatta okulun kapısından dahi girmiyor…

Dahası…; devlet çocuklarını özel okullarda okutan velilere 5 bin lira gibi teşvik verdi…
Akçekaya yönetimi velilerden yıllık ücreti alırken, “eğer devlet tarafından teşvik verilirse size geri iade edeceğiz” diyerek aldı…
Ama devlet velilere teşvik verince Ufuk Akçekaya yönetimi bu paranın da üstüne yatmaya kalktı…
Velilerle mahkemelik oldular…
Onu da ödemiyor…

Bu arada velilerden 3 trilyona yakın para toplamasına rağmen, kiraladığı hatta ismini şirketini de kullandığı TED koleji binasının kirasını da ödemedi…

Okul alıyor para vermeden…
Para vermediği gibi, Üstüne birde 3 trilyona yakın para topluyor…
Okulun kirasını ödemiyor…
Devletten gelen ve velilere verilmesi gereken paraları ödemiyor…
Öğretmenlerin ve diğer çalışanların maaşlarını ödemiyor…
Elektrik, doğalgaz, su, telefon, vergi vs giderleri ödeyip ödemediği ise meçhul…

Öte yandan Tokat’ın profesyonel futbol kulübünü de satın alıyor…
Ama tek kuruş ödemeden…

Evet komedi gibi… onu da Tek kuruş ödemeden alıyor…
Diyor ki; “Yaklaşık 6 buçuk 7 milyonluk borcunu üstleneyim, kulübü bana verin”…
Kim, kime böyle kulüp devreder bilinmez… Ki oluyorsa ben de borçlarını üstlenip Fenerbahçe yada Galatasaray’ı almak isterim… 
Ama yine de bizimkiler bu şahsa ”olur” diyor …
Bir devir yönetimi oluşturuluyorlar… Ve o yönetim ile Tokatspor’u dernekten bu Akçekaya’nın şirketine devrediyorlar…

Böylece; Elazığlı Ufuk, tek kuruş ödemeden, Tokat’ı temsil eden profesyonel futbol kulübünün sahibi oluveriyor…

Borç ödemesi beklenen Ufuk Akçekaya… Kulübün gelirlerine haciz koyan alacaklılar ile görüşüyor…
Onlara da güven telkin ediyor…
Aldığım bilgiye göre diyor ki; “siz haczinizi kaldırın ben de size alacağınıza karşı çek vereyim”..
“Olur” diyor alacaklılar…
Yazılıyor trilyonluk çekler…
Hacizler kalkıyor…
Böylece kulübün gelirleri de Ufuk efendinin şirketine akmaya başlıyor…
Ama gel gelelim çekler de ödenmiyor…

Adamın Tokat’taki keyfine diyecek yok…
Para istedi; para… Okul istedi; okul… Kulüp istedi; kulüp, ne isterse tek kuruş ödemeden veriyorlar…
Ama ödeme zamanı gelince, borçlarını ödemiyor…
Yine de kentte gerek siyasilerden, gerek iş çevrelerinden, gerek medyadan saygı görmeye devam ediyor…

Ta ki; birkaç öğretmen, “bu şahıs 3 aydır maaşımızı ödemiyor, bizi de velileri de dolandırıyor” diyerek beni… Yani Kemal Vanlı’yı arayana kadar…
Ben okul ile ilgili yazıyı yazdığımdan itibaren telefonlarım da susmadı…
Ne maaşı hemşerim, o şunu da ödemedi, bunu da ödemedi, şunu da dolandırdı, bunu da dolandırdı gibi şikayetler…

Türkiye’nin meşhur bir tosuncuğu var biliyorsunuz…
Sanal çiftlik kurarak birçok kişiyi dolandırmış kaçmıştı…
Şimdi dünya çapında aranıyor…

İşte bu Tosuncuk lakaplı meşhur dolandırıcı insanlara sadece sanal inek satarak dolandırmıştı…
Bizim saygıdeğer Ufuk Akçekaya öyle mi…?
Okul sahibini; yasal olarak zor durumda bırakarak ve borcunu ödemeyerek…
Velileri; parasını alarak, devletten gelen geri ödemelerinin üzerine yatarak…
Öğretmenleri; maaşlarını ödemeyerek…
Çalışanları; maaşlarını ödemeyerek…
Öğrencileri; okulla ilgilenmeyip, yarı yolda bırakarak…
Devleti; Sahte tabelalarla…
Futbol kulübünü; resmen kandırarak….
O kulübün alacaklılarını; karşılıksız çeklerle…

Bunlar henüz bana gelenler… 
Kim bilir daha ortaya çıkmamış ne olaylar ne mağdurlar var…

Bitti mi…?
Bitmedi…
Bütün bunların üzerine tek kuruş ödemeden aldığı Tokatspor kulübünü 2. Ligden küme düşürdü…

Bitti mi…?
Bitmedi…
Şimdi diyor; ki kulübü kapatıyorum…
– Neden…?
– Şehrin yöneticileri, işadamları, eski başkanlar bana yardım etmiyor… Çok istiyorsanız kulübü alın…
– Tamam ver kulübümüzü…
– O zaman getirin 13 trilyonu vereyim… 13 trilyon isterim…

Adam hala Tokat’ı, Tokatlıyı koparmanın söğüşlemenin peşinde…
Ve bakıyorum, hala kendine gazeteci diyen bazı isimler, bu şahsın kendini savunan açıklamalarına yer veriyor… Bir anlamda dolaylı yoldan da olsa onun savunuculuğunu yapıyorlar…

Siyasiler ise suskun…
Çünkü ilk onlar kandırıldı…
Zaten onlar kandırıldığı için başımıza bunlar geldi…

Nasıl mı…?
Kendisini Cumhurbaşkanı ve ailesine yakın göstererek…
Özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü Orhan Uzuner ile fotoğraflar paylaşıp, onun ismini kullanarak… Hatta bazı belediye başkanlarını da sayın Uzuner’in ayağına götürerek…

Bana gelen bazı bilgilerde, bütün bu organizasyonun ardından dünür Orhan Uzuner’in olduğu… Akçekaya’nın bunu tek başına yapmasının imkansız olduğunu söyleseler de inanmadım…
Ama o isimleri de ilişkileri hiç çekinmeden kullandığı da… Bunun üzerinden kendisini olduğundan farklı… Cumhurbaşkanı ve ailesine yakın… güçlü, kudretli zengin biri gösterdiği de ortada…

Sonuç ise… okuldan, veliye, öğretmenden öğrenciye.. Futbol kulübünden taraftara kadar, arkasında binlerce mağdur… Küme düşmüş bir futbol takımı…
Evet…; Ufuk efendi geriye, ödemeye söz verdiği halde ödemediği borçlar, ödenmeyen maaşlar, yazılmış karşılıksız çekler bırakmış…

Yetmemiş…; şimdi bir de diyormuş ki; kulübünüzü kapatıcam… Kapanmasın istiyorsanız, geri almak için bana 13 trilyon vereceksiniz…
Adam tüy dikmeyi de ihmal etmiyor yani…

Bakın dünya üzerindeki bütün dolandırıcıların yöntemi budur…
Kendilerini olduklarından farklı gösterip, güven telkin etmek…
O güveni verdikten sonra; Tosuncuk olayında olduğu gibi herkes size bir şeyler vermek için sıraya girer…

İşte Ufuk Akçekaya’da aynen öyle yapmış…
Kendini olduğundan farklı gösterip, bir şehrin kulübünün anahtarını kendisine verdirecek kadar olağanüstü bir güven sağlamış…

Tosuncuğa inek parası ne ki…; Ufuk efendiye profesyonel futbol kulübü vermişler…

Buraya kadar olayları üstünkörü yazdım…
Eminim detayında daha çok dramatik şeyler çıkacak…

Şimdi bu şahıs, bizim gazetecileri kullanarak suçu kentin yöneticilerine atmaya çalışıyor…
İstiyor ki; dikkatleri Tokatspor’un küme düşmesi üzerine çekeyim… Bunun da suçunu vali gibi, belediye başkanı gibi isimlerin üzerine yıkayım…
Halk onları suçlayıp baskı kursun…
Onlar da baskılardan kurtulmak için son çare bana 13 trilyon verip kulübü geri alsın…

Eğer böyle yaparsak… Yani kentin yöneticilerinin üstüne gidersek bu şahsın ekmeğine yağ sürmüş olacağız…
Olay Tokatspor’un küme düşmesi olayından çok farklı…
Ortada, “çok yönlü, nitelikli ve organize dolandırıcılık” denilebilecek boyutta bir şey var…
Bu dolandırıcılısa eğer… Ki öyle görünüyor… Bu dolandırıcılığa sayın Cumhurbaşkanı ve ailesinin ismini de katma çabası var…
Tokat ve Tokatlının resmen keriz yerine konulmaya çalışılması var…

Bu şahsın asıl amaçlarından birinde, kentte kıymetli bir hazine arsasına konmak varmış… Bunun için de çok uğraşmış…
Kulüp ve okul sahibi olması buna bu imkanı sağlıyormuş…
Allah’tan işte sayın başkan ve vali bu şahsa böyle bir araziyi peşkeş çekmemişler…

Bu Ufuk Akçekaya denilen şahıs, bu hatalarını telafi etmediği sürece, Tokat basını olarak, bu şahsın Tokat’ta neler yaptığı, kimleri nasıl mağdur ettiğinin tüm ülkeye duyurmak… Tokat ve Tokatlıya olan borcumuz olmalı diye düşünüyorum…

Sadece gazeteciler değil…
Siyasetçisinden, bürokratına… İş adamından, futbolcusuna… kime ne zararı dokunduysa… Öğretmenden öğrencisine, okul sahibinden veliye… Sözleşme şartlarını yerine getirmediklerinden, karşılıksız çek verdiklerine, gerekirse taraftarlara kadar kadar binlerce kişinin de dolandırıcılık ve benzeri suçlamalarla dava açması gerekir…

Ki…; görsün onca yaptığının ardından koskoca Tokat ve Tokat halkını kulüplerini ellerinden alıp kapatmakla tehdit etmek… haraç ister gibi 13 trilyon istemek ne…

Dipnot; Teknik direktör Ahmet Dursun ve Basın sözcüsü Okay Karacan’ın bu işlerdeki rolü ne… onlarla ilgili de bilgiler dolaşıyor ortada…
Ulaşıp bilgi alış verişinde bulunmak isterlerse telefonum açık…

Related posts

Başkan Yılmaz Bekler: Ölçülebilir pozitif bir fark yarattık, Turhal’ın 50 yıllık geleceğini inşa ettik

Tokattan Haber

Milletvekili Arslan’dan Vali Toraman’a ziyaret

Tokattan Haber

Şampiyonluğa dev adım

Tokattan Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir