Köşe Yazıları Manşet

Disiplin altına alınmamış nüfus artışı ve doğacak tehlikeler

11 Ekim 2018 tarihli yazımda “Gelişmişliğin ölçüsü nüfus ve konut artışı mıdır?” diye sormuş ve bu konudaki değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmıştım.

Bu yazımda ise disiplin altına alınmamış nüfus artışı ve doğabilecek olası tehlikelerden söz edeceğim.

 Nüfus probleminin insanlık tarihinde medeniyetin doğuşundan önce mevcut olduğu söylenmektedir.

Bu problemi ilk olarak ilmi şekilde ele alan İngiliz iktisatçısı Thomas Robert Malthus’tur.

Bir şehirde özellikle de niteliksiz nüfusun giderek artması insan ihtiyaçlarının karşılanmasını güçleştirmekte, yetersiz beslenme ve açlık sorunu diğer sorunların kaynağı haline gelmektedir.

Nüfus artışı milli geliri, istihdamı, gıda maddeleri tüketimini, eğitim ve sağlık harcamalarını ve konut ihtiyacı gibi konuları doğrudan ilgilendirmektedir.

Örneğin; nüfus artışı, kişi başına düşen geliri, olumsuz yönde etkilemektedir. Nüfus artarken milli gelirde azalma olmaması için şehirde üretim artışının sağlanması gerekmektedir.

Türkiye’de günümüzde yaşanan kronik enflasyon baskısı, en önemli ekonomik sorunlar arasında yer aldığı gibi, özellikle de niteliksiz nüfus artışı da sosyal yapının, hatta ekonominin diğer önemli bir sorunu olarak görülmelidir.

Nüfus tabi ki artacaktır ve artmalıdır.

Ancak, gerekli koşulların sağlanamadığı, beşeri altyapının iyileştirilmesi için hatırı sayılır bütçeleri gerektiren projeler uygulamaya alınmadığı sürece, nüfus artışının önemli bir sorun haline gelebileceği gerçeği asla unutulmamalı, zorunlu ve gerekli tedbirler alınmadığı sürece nüfus artışı bir övünç ya da başarıymış gibi sunulmamalıdır.

Bugün için Tokat’ta çoğalan nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak, yani çoğalan insanları yeterince besleyecek, eğitecek, sağlık hizmetleri ve özellikle de istihdam güvencesi verecek imkanların da aynı ölçüde artırıldığını kim söyleyebilir?

Burada yalnızca birey sayısını bilmek yeterli olmayıp, nüfusun vasıfları ve doğurduğu ve doğuracağı gelişmelerin de takip edilmesi gerekmektedir.

Bu konu günümüz modern toplumlarında, özellikle siyasi yöneticilerin en önemli uğraşı alanlarından birisi durumuna gelmiştir.

Nüfus artışı ile milli gelir arasındaki ilişkiye baktığımızda durum şudur.

Kişi başına milli gelir, ekonomik gelişme karşılaştırmalarında kullanılan en iyi ve ekonomik bir ölçüdür. Ekonomik gelişmeyi tayin eden ve belirleyen şartlardan biri fert başına düşen gelirin yüksek olması veya yıldan yıla artış göstermesidir (Pirimoğlu, 1975).

Milli gelir/Nüfus miktarı şeklinde formüle edilebilen, kişi başına milli gelirin artması için ya milli gelirin artması veya nüfusun azalması ya da nüfus artışının, milli gelirdeki artıştan düşük olması gerekir. Oysa Tokat ölçeğinde (ki şimdilerde ülke ölçeğinde de böyledir) nüfus artarken, milli gelir azalmaktadır.

Yine nüfus artışı ile işgücü arzı ve istihdam arasındaki ilişki de sorunludur.

Kafa karıştırmamak için detaylarına girmeyeceğim ancak artan iş gücü arzını istihdam edebilecek yeni iş imkanları yaratılamadığı takdirde işsizlik, sosyal ve ekonomik boyutları olan çok önemli bir mesele olarak, bugün olduğundan daha ağır bir şekilde karşımıza çıkacaktır. Bu soruna köklü bir çözüm bulabilmenin ilk şartı şehirdeki yatırımların, özellikle istihdama yönelik yatırımların artırılmasıdır.

TUİK rakamlarına %10,2 civarında olan Haziran 2018 işsizlik rakamının gerçek boyutu ise (% 17) oldukça ürkütücüdür.

Tokat’ın bundan farkı yoktur. TUİK’in 2018 yılı Nisan verilerine göre Tokat’ta kayıtlı işsiz sayısı 17 bin 337 dir. Bu sayı kendi başına yüksek bir sayı olduğu gibi gerçek işsiz sayısı bunun çok üstündedir.

Şöyle ki; Tokat’taki istihdamın  %49,1’i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Oysa istihdamın önemli bir kısmının tarımda yaşandığı saptaması, Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planında çürütülmektedir. Söz konusu plan istihdamda tarım sektörünün belirgin bir ağırlığına işaret ediyor gibi gözüküyorsa da, bu durumun gerçeği yansıtmadığına yönelik şüpheleri de ortaya koymaktadır. Şöyle ki; planda, “ …bu yüksek tarım kesimi istihdamı verisinin ardında yatan temel neden, ILO tarafından önerilen tanımdır. Bu tanıma göre; başkaca işi olmayan ve son iki hafta içinde sadece bir saat tarım işi ile uğraşanlar tarım istihdamı içinde sayılmaktadır. Bu tanım nedeniyle kadın nüfusun çalışma yaşamında olanların neredeyse tamamı tarım çalışanı olarak görünmektedir” denilmektedir.

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere Tokat’ta istihdamın %49, 1 inin tarımda yaşandığı saptaması gerçeği yansıtmamaktadır.

İşte Tokat’taki nüfus artışının en önemli nedenlerinden birisi, tarım çalışanı olarak gözüken, gerçekte ise işi olmayan kırsaldaki genç nüfusun iş bulma ümidiyle Tokat’a göç etmesi yatmaktadır.

Çünkü kırsalda, sayıları giderek artan ve köylerini, beldelerini, kasabalarını terk etmeye hazır bir işsizler ordusu oluşmuştur ve bunların bir kısmı Tokat merkeze ya da başka şehirlere göç ederken bir kısmı da her an bir göçe hazırdır.

Şayet bu durum, 2006 da yayınlanan Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı’nda belirtildiği gibi disiplin altında tutulmaz, şayet yoksulluğu, işsizliği, tarımsal üretimdeki düşüşü ortadan kaldıracak ve maliyet artışlarını azaltacak tedbirler alınamaz ise gelecekte daha ağır sorunlar bizi bekleyecek olacaktır.

O gün geldiğinde bugün nüfus artışı ile övünenler ağır eleştiri bombardımanına tutulacaklardır.

İşte bu nedenle yerel yönetimler dâhil, bu şehri yönetme iddiasında olanlar, bugün nüfus ve konut artışı ile övünmek yerine, fakirliğin altyapısı olan işsizliği ortadan kaldırmak için fikirler üretilmelidirler.

Bunun için de, tıpkı Batı dünyası gibi, bu süreçte klasik ekonomi teorileri de dâhil, tüm bildiklerini masaya yatırmalı ve yeni fikirler üretmeye çalışmalıdırlar.

Bu yapılmazsa bırakınız göçle gelenlere iş bulmayı, geleneksel sanayileşmiş ülkelerdeki hızlı değişimin kurbanları olup da işsizler ordusuna katılan çalışanlar gibi, halen işi olan insanların bile işsizler ordusuna katılmasına engel olamazsınız.

Burada dikkat edilmesi gereken husus öncelikle hızlı nüfus artışını frenlemek daha sonra diğer problemlere el atmak olmalıdır.

Nüfus artışı tıpkı ülkelerde olduğu gibi şehirlerde de kaynaklarının etkin kullanımını engellemekte, birçok konuda ekonominin önündeki çözülmesi gereken başlıca sorun olarak kendini göstermektedir.

Bu nedenle Tokat’ta nüfus artışının olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için gerekli tedbirlerin zaman geçirmeden ve iyi tespitle alınması ve uygulanması gerekmektedir.

 

YHGP BGAP: Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi Bölgesel Gelişme Ana Planı

İlgili Yazılar

Ak Parti Tokat Pazar İlçe Kadın Kolları Başkanlığından Öğretmen Günü Kutlaması 

Tokattan Haber

Beş soruda TL’deki değer kaybı

Tokattan Haber

Çamlık Koru Park belediye tarafından işletilecek

Tokattan Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir