Köşe Yazıları Manşet

İsmail Küçükkaya ve gazetecilik…

Hepinizin malumu.

Fox TV sunucusu İsmail Küçükkaya, Muharrem İnce’nin “adam kazandı” mesajını, İnce’den izin almadan ekranda açıklamış, bunun üzerine İnce’nin “Arkadaşça mesaj atmıştım, yayınlanmaması gerekirdi” eleştirisine “Ben gazeteciyim” diyerek yanıt vermişti.

Bu yetmezmiş gibi, benzetmede hata olmaz, hem kel hem fodul misali  “…kendisine yönelik tepkileri dağıtmak için gazeteciyi harcamayı tehdit etti” açıklamasında bulundu.

İnsan şaşırıyor.

Tük medyasının dibe vurduğu bu günlerde, güvenebileceğimiz, medya etiğine sahip olduğunu düşündüğümüz gazetecilerin bile bizi şaşırtıyor olması , işimizin ne denli zor olduğunu gösteriyor.

Ne diyor İsmail Küçükkaya? “Ben gazeteciyim!”

Bizim için acıklı ve dokuncalı olanı, bir kanser hücresi gibi toplumu tehdit eden “özürlü gazetecilik hastalığını”  İsmail Küçükkaya gibi bir gazetecinin, “Ben gazeteciyim” bahanesiyle açıklamaya çalışması, özür dilemeyi aklından bile geçirmemesidir.

İsmail Küçükkaya itiraz etse de, bu davranış, gazetecilik refleksiyle “ön alma” hırsından kaynaklanan bir davranıştır.

Tersini söyleyen çıksa da, bir gazetecinin “Al kaşağıyı gir ahıra, yağırı (yarası) olan gocunsun” şeklindeki medya töresine (etiğine) ve aktöreye (ahlaka) aykırı davranışları gazetecilikle açıklanamaz.

Sözüm meclisten dışarı, bu hastalıklı ve özürlü uygulamaları gazetecilik adı altında sergileyenlerin, ayıpları yüzlerine vurulduğunda umursamaz bir davranışla ve büyük bir pişkinlikle  ” teptim keçe oldu, sivrilttim külah oldu” şeklinde laf cambazlığı yaptıklarına, zeytinyağı gibi üste çıktıklarına, çok tanık olduk ve gelişmeler gösteriyor ki daha da tanık olacağız…

Oysa her gazeteci, bir ahlak ya da mesleki etik pusulasına sahip olmalıdır.

Ahlaki pusula sadece bir gazetecinin değil, her insanın sahip olması ve doğduğumuz andan öleceğimiz ana kadar taşımamız gereken bir değerdir. Bu nedenle de ahlaklı insan olmak zor iştir.

Oysa medya etiğine sahip olmak zor bir iş değildir. Sadece, kendinize ait gayrı ahlaki kodlar üretmeden, mesleğin uyulması gereken kurallarını çarpıtmadan uygulamakla ilgilidir.

Yani “Ben gazeteciyim!” iddiasında bulunanlar için, meslek ilkelerine karşı ilgisizlik göstermemek, kalemi “acem kılıcı” gibi kullanmamak, iletişim ve ilişkilerin normal, anormal ya da ahlaki veya gayri ahlaki oluşlarını ince bir çizgiyle ayırabilmek, etik olanla olmayanın ayrışmasını sağlıklı bir şekilde yapabilmek bu işin alfabesidir.

Meslek ilkelerine karşı ilgisizlik, özeleştiri yokluğu ya da sapması, haber kaynaklarıyla sorunlu ilişkiler, kuralsızlık, sakat töre ya da mesleki etik  anlayışı, onlara yüklenen çarpık değerler, gazetecilik mesleğinin kurallarıyla çelişen hastalıklı  davranışlar, “ben gazeteciyim” açıklamasıyla hafifletilebilecek veya geçiştirilebilecek bir şey değildir.

İlgili Yazılar

2.Avcı Buluşması ve Ödüllü Ateş Yarışmaları

Tokattan Haber

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk Tokat’a geldi

Tokattan Haber

Kurtuluş Zaferinin Teminat Belgesi; Lozan Antlaşması Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Şey

Tokattan Haber

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir